Sekiz yüz yıl önce bir bilge, bu dünyaya ait olmayan bir ülke gördüğünü yazdı. Adı İbn Arabi'ydi. Endülüs'ten çıkan, çağının en derin düşünürlerinden biri. Dedi ki: Allah, Âdem'i yarattığı çamurdan arta kalan fazlalıktan, uçsuz bucaksız bir yeryüzü daha yarattı. Ve o diyarda, bizim dünyamızda imkânsız olan her şey mümkündü. Toprağı misk ve safran kokuyordu. Sakinleri, gümüş gibi parlayan, ışıktan varlıklardı. Orada nehirler yukarı akıyor, şehirler havada asılı duruyordu. Taşlar canlıydı; ağaçlar konuşuyordu. Ve İbn Arabi, bunları hayal ettiğini değil, gördüğünü söyledi. Manevi bir açılımla, keşf ile. Bu yüzden ona sordular: Neredeydi bu ülke? O da cevap verdi: Ne doğuda, ne batıda. İki âlemin arasında, hayalin gerçek olduğu yerde. Peki sen olsan, o kapıdan geçer miydin? Açılış kartı: 800 YIL ÖNCE GÖRDÜĞÜ ÜLKE
HİKÂYE ARŞİVİ · TARİH DOSYASI · 1 DK OKUMA
İbn Arabi — Arz-ı Hakikat (Gördüğü Ülke)
İbn Arabi, keşf ile gördüğünü söylediği diyarı anlatır: Âdem'in çamurunun fazlasından yaratılmış, misk kokulu, imkânsızın gerçek olduğu bir ülke — 'ne doğuda ne batıda'.
Bu tarihi kendi videon olarak üretmek ister misin? Studio; senaryo, seslendirme ve sahne promptlarını dakikalar içinde hazırlar.
STUDIO'DA ÜRET → HİKÂYE ARŞİVİ →