PERDE 1 — Bağdatlı Elçi
921 yılında Bağdat'tan kuzeye doğru bir kervan yola çıktı. Başında halifenin elçisi İbn Fadlan vardı. Görevi basitti: İdil Bulgarlarına İslam'ı öğretmek ve bir cami kurmalarına yardım etmek. Ama İbn Fadlan farkında olmadan bir diplomat değil, bir gözlemciydi. Gördüğü her şeyi — çadırları, ölüleri, ritüelleri, kokuları — soğukkanlılıkla yazdı. O gün kaleme aldığı satırlar, bin yıl sonra Oğuz Türkleri ve Vikingler hakkındaki en çarpıcı görgü tanıklığı olacaktı.
PERDE 2 — Bozkırın Türkleri
Yolun ilk büyük durağı Oğuz Türkleriydi. İbn Fadlan onları hem yadırgadı hem de hayran kaldı. Alışık olmadığı âdetlerini eleştirdi; ama aynı Türklerin misafirperverliğini, sözüne sadakatini ve bozkırda hayatta kalma becerisini övdü. Bir Türk'ün verdiği söz kanunla eşdeğerdi. Kadınlar yüzlerini örtmez, erkeklerden kaçmazdı. Ölülerini atları ve silahlarıyla gömüyor, mezarın üstüne çadır kuruyorlardı. İbn Fadlan, İslam öncesi Türk dünyasının inançlarını ilk elden kaydeden nadir isimlerden biri oldu.
PERDE 3 — Kuzeyin Devleri
İdil kıyısında İbn Fadlan, kuzeyden gelen dev cüsseli tüccarlarla karşılaştı: İskandinav Vikingleri. "Hurma ağaçları gibi uzun, sarışın ve dövmeliydiler" diye yazdı. Asıl tanık olduğu şey ise tarihe geçti: ölen bir Viking reisi için düzenlenen cenaze töreni. Gemiye yatırılan ceset, kurban edilen hayvanlar, şarkılar ve alevler. Bir Viking ona döndü: "Siz ölülerinizi toprağa gömüp böceklere yediriyorsunuz; biz ise bir anda ateşle öbür dünyaya gönderiyoruz." Bu tören, Viking dünyasının bize kalan en ayrıntılı tanıklığıdır.
PERDE 4 — Buzun Coğrafyası
İbn Fadlan'ın yolculuğu bir coğrafya dersiydi. Çölden gelen bir adam ilk kez donmuş nehirleri, kar fırtınalarını, gecenin neredeyse hiç bitmediği kuzey yazını gördü. Soğuğu öyle tarif etti ki, yere düşen tükürüğün daha yere varmadan buz tuttuğunu yazdı. Farklı halkları, dilleri, kürk ticaretinin İpek Yolu'nu kuzeyden nasıl beslediğini kaydetti. Onun raporu, bir imparatorluğun sınırlarının ötesindeki dünyayı Bağdat'ın masasına taşıdı.
PERDE 5 — Kayıp Rapor
İbn Fadlan geri döndü, raporunu sundu; sonra tarih onu neredeyse unuttu. Yüzyıllarca metni kayıptı, yalnızca başka yazarların alıntılarında yaşadı — ta ki modern çağda elyazması yeniden bulunana dek. Bugün onun satırları hem Türk hem Viking dünyasının en değerli birincil kaynaklarından biri. Bir cami öğretmeye giden adam, geriye iki medeniyetin portresini bıraktı. Peki gördüklerinin bin yıl sonra bu kadar konuşulacağını bilse, ne yazardı? Tarih saklar, ajan bulur.