Tarihin en görkemli savaş gemilerinden biri, ilk seferinde limandan bile çıkamadan battı.
Yıl 1628, Stockholm. İsveç kralı, düşmanlarını korkutacak muhteşem bir savaş gemisi istedi: Vasa. Altın kaplama oymalar, yüzlerce heykel, iki katlı top güvertesi.
Ama bir sorun vardı. Gemi, gösteriş için fazla yüksek ve fazla ağır yapılmıştı. Üstü süs ve topla doluydu, altı ise yeterince dengeli değildi.
İnşaatçılar bunu fark etti. Hatta bir test yapıldı: otuz adam güvertede bir o yana bir bu yana koştu; gemi tehlikeli biçimde sallandı, test durduruldu. Ama kral acele ediyordu, sefer ertelenmedi.
Denize açıldığı gün, binlerce kişi kıyıdan izliyordu. Hafif bir rüzgâr esti. Vasa yan yattı. İçeri su doldu. Ve daha bir buçuk kilometre gitmeden, herkesin gözü önünde battı.
Üç yüz otuz üç yıl sonra çamurun içinden neredeyse sağlam çıkarıldı; bugün bir müzede duruyor. Peki felaketi getiren neydi — mühendislik mi, yoksa bir kralın gururu mu?
Açılış kartı: İLK SEFERİNDE BATTI