ELÇİ: Sultanım, söyleyeceklerim yalnız senin kulağına.
SULTAN: Herkes çıksın.
*(Saray boşalır; iki kölemen sultanın yanında kalır.)*
ELÇİ: Şunlar da çıksın.
SULTAN: Onları göndermem. Onlar benim oğullarımdır; en çok onlara güvenirim. Biz üçümüz bir kişiyiz. Hadi, söyleyeceğini söyle yahut git.
ELÇİ *(kölemenlere dönerek):* Peki... şimdi size kılıçlarınızı çekip şu hükümdarı öldürün desem, ne dersiniz?
KÖLEMENLER *(ikisi birden, tereddütsüz):* Emrin olur.
*(Elçi arkasına bile bakmadan kapıya yürür, çıkar. Sultan donakalır.)*