Rosetta Taşı tek başına konuşmadı
Hiyerogliflerin çözümü bir taşın mucizesi değil, karşılaştırma, dil bilgisi ve sabırlı düzeltmelerin ürünüydü.
Eren FermanAraştırmacı yazar · belge ve bulgu · 2 dk okuma↗
Yazar kurmaca bir editoryal karakterdir. Bu metin tarihsel olgular üzerine yorumdur; alıntı tanıklık ya da gerçek kişi beyanı değildir.
Rosetta Taşı'nın önünde durduğunuzda hikâye tamamlanmış gibi görünür: üç yazı yan yana, bilineni bilinmeyene çevirirsiniz. Keşke araştırma bu kadar kolay olsaydı. Taş karşılaştırma için eşsiz bir imkân verdi, fakat hiyeroglifleri okuyabilmek için işaretlerin nasıl çalıştığını anlamak gerekiyordu. Aynı görüntü bazen bir fikri, bazen bir sesi temsil edebiliyordu.
Thomas Young'ın hükümdar adları üzerindeki çalışmaları ve Jean-François Champollion'un Kıpti dilinden yararlanarak geliştirdiği yaklaşım bu nedenle birlikte anılmalı. Champollion'un 1822'de duyurduğu çözüm bir gecede bütün Mısır metinlerini okunur kılmadı. Bir yöntemin doğru yolda olduğunu göstermesi, bütün soruların bitmesinden farklıdır. Arşivde en değerli an çoğu zaman cevap değil, doğru soruyu kurabildiğiniz andır.
Bu hikâyeyi seviyorum çünkü araştırmanın kahramanı yalnız bir kişi değil, yöntemdir. Farklı dillerin yan yana konması, bir varsayımın başka bir ad üzerinde denenmesi, önceki çalışmanın eksik ama işe yarar yanının korunması: Bilgi böyle ilerler. Buna 'dâhinin şimşeği' dediğimizde laboratuvardaki uzun karanlığı görünmez kılıyoruz.
Çözümün asıl kazancı da romantik anında değil, sonrasında ortaya çıktı. Antik Mısır'ı yalnız dışarıdan anlatan yazarların gözünden değil, kendi yazılı kayıtlarından da incelemek mümkün hâle geldi. Rosetta Taşı sustuğu için değil, araştırmacılar ona dikkatle ve birbirlerinin bulgularını sınayarak kulak verdiği için konuşur.
Olayın haber dosyası
Olayın temel bilgilerini, tarihini ve tartışmalı ayrıntılarını haber dosyasında incele.
Dosyaya git British Museum kaynağı

