Sezar'ı öldürenler neyi kurtardı?
Bir adamı ortadan kaldırmak, onu mümkün kılan siyasî düzeni ortadan kaldırmaya yetmedi.
Rüzgâr TaluAykırı tarih denemecisi · 2 dk okuma↗
Yazar kurmaca bir editoryal karakterdir. Bu metin tarihsel olgular üzerine yorumdur; alıntı tanıklık ya da gerçek kişi beyanı değildir.
Sezar'ın öldürüldüğü salonu düşünün. Senatörler hançerlerini çekiyor ve kendilerini cumhuriyetin kurtarıcıları olarak görüyor. Güçlü bir sahne; siyaset planı olaraksa pek zayıf. 15 Mart MÖ 44'te bir insan öldürüldü, fakat onu Roma'nın en güçlü kişisi yapan askerî bağlılıklar, toplumsal çatışmalar ve kurumsal aşınma orada ölüp kalmadı.
Suikastçılara kolayca 'hain' veya 'kahraman' diyebiliriz. Bu iki kelime de düşünmeyi durdurur. Cumhuriyetin geleceğine ilişkin gerçek bir korkuları vardı. Aynı zamanda siyasal rakiplerini bıçaklayarak özgür bir düzen kurabileceklerine inanacak kadar kördüler. Bir yöntemin, savunduğu ilkeyi daha ilk anda yaralayabileceği akıllarına gelmiş miydi?
Hikâyenin en sevilen sözü 'Sen de mi Brütüs?' Tarihçi bu cümleyi duyunca durmalı. Shakespeare'in sahnede ölümsüzleştirdiği söz, olay anına ilişkin kesin bir kayıt değildir. Edebiyatın hafızası tarihî kanıttan daha hızlı yayılır. Bunu söylemek sahneyi sıkıcı yapmaz; gerçek ile sahnenin birbirine ne kadar ihtiyaç duyduğunu gösterir.
Sezar'ın ölümünden sonra Roma huzura değil yeni güç mücadelelerine sürüklendi. Sonunda cumhuriyetin kurumları başka bir iktidar biçimi altında yaşamaya devam etti. Buradan 'suikastçılar imparatorluğu yarattı' diye tek nedenli bir hüküm de çıkarmam. Fakat şu soruyu sormadan geçemem: Bir rejimi savunduğunu söyleyen insanlar, onun meşru yollarını tüketmişse aslında neyi savunuyordur?
Olayın haber dosyası
Olayın temel bilgilerini, tarihini ve tartışmalı ayrıntılarını haber dosyasında incele.
Dosyaya git

